Geceye Sığmaz Olur, Süleyman H. Sezen
₺200,00Dünyayı keşfe çıkmıştı bu sabah bir ufacık kurşun.
Bugün buradaydı yalın bir at üzerinde koşuyor,
Saçları savruluyordu rüzgârda.
42 sonuçtan 1-16 arası gösteriliyorEn yeniye göre sıralandı

Dünyayı keşfe çıkmıştı bu sabah bir ufacık kurşun.
Bugün buradaydı yalın bir at üzerinde koşuyor,
Saçları savruluyordu rüzgârda.

Duydum ki sağda solda
Beni soruyormuşsun
Ne haldeyim, neredeyim
Merak ediyormuşsun

Duvarlar soğumuş, sokak puslanmış
Yüreğinden sızı düşmüş her yere
Kaldırımlar yine senle ıslanmış
Gözlerinin izi düşmüş her yere

Say ki adın deniz olsun
Ben sende yorgun balıkçı
Kırık dökük bir sandal
Eskimiş iki kürek
Ha bir de yanımızda olsun
Uslanmayan şu yürek
Say ki hava güneş, vakit er
Yine deme sakın “el âlem ne der”

Sen beni bilmezsin
Ben kendimi bilmezken
Kırmızıyım beyazım
Karayım bazen

Sevdalı bir yağmurda buldum seni,
Ilık sonbahar mevsiminde
İliklerime kadar ıslattığın kalbimdi.
Şimdi nereye baksam
Yüreğimde senden kalan
Yağmur düşleri.

Bu kitap, susarak büyüyen acıların ve dua gibi fısıldanan umutların içinden doğdu.
Bir babanın ardından kalan boşluk, bir eşin omzunda bulunan güç, bir kadının yarım kalmış ama vazgeçmemiş hikâyesi satırlara dönüştü.
BİR KADININ YÜREĞİNDEN – Yarım Kalan Hikâyeler,

Bir hikâyenin bir eşiği vardır.
Sera, kendi geçmişinin kapısında;
Aras, hatırlamadığı bir kaderin tam ortasında duruyordu.
Birbirlerini ilk kez değil belki yüzlerce kez bulmuşlardı ama her seferinde aynı yerden kırıldılar.
Aşk, bazen bir başlangıç değil tamamlanamayan bir döngüdür.
Ve bazen ruhlar birbirini tanır akıl tutulur.
Aras ve Sera’nın sessiz çığlığı…

Şu dünyanın en büyük zindanı
Bir Aragon isyanıdır bende
Sensizlik.
Gözlerindeki gülüş
Şimdi bir gurbet gibi uzak
Cemal Safi gibi sevmenin
Tadı başkadır.
Bir şişe mey olsun,
Masamda meze de olmasın istemem!
Her kadehte düşündükçe sen
Ben zaten aklımı yerim.

Hevesim kalmadı, hazım kalmadı
Şu bozuk düzene sözüm kalmadı
Artık düzeltmeye lüzum kalmadı
Sahte gülücükler saçmam bilesi

Yalnızlık çoğu zaman bir suskunluk gibi görünür.
Oysa daha derinde,
insanın kendi karanlığıyla yüzleştiği
sert bir gerçeklik vardır.
Bu kitap, hiç kimseye anlatamadığın
o iç sesin izlerini topluyor.

Bazen deli ve coşkun bazen sessiz ve duru
Mevsimlere can veren sihirle dolu sevda
Duyguların tonuyla ortaya çıkan ebru
Yedi renkte huzura geçmenin yolu sevda

Siyah akar Trakya’mın Ergenesi
Kömür karası değil
Yüz karasıdır
Akan kara kurumun her zerresi.

Vakit gelince göçe hazırlanan
Bir çift kanat bendim.

Matem sardı her yanım eridim damla damla
Sen gittiğinde kaldı Deniz Gözlerdi Hüzün
Al ömrümden ömrüne verirdim cana canla
Sen gittiğinde kaldı Deniz Gözlerde Hüzün.

Dergâhta kaynar kazanlar
Selam sizlere ozanlar
Türkü söyleyip yazanlar
Aranıza ben de geldim